Yahudilere Acıyan Acınacak Duruma Düşer

Yahudilere Acıyan, Acınacak Duruma Düşer

İsrail'in kurulduğu 1948 sonrası ilk 10 yıl içinde, bizzat İsrailli generaller tarafından "Filistinli sivillerin öldürülmesi, köylerin yıkılması ve bedevilerin zorla yerlerinden edilmesi" yönünde verilen emirlerin neticesi ölen Müslüman Arapların sayısı belli değil. Nekbe (Büyük Felaket) diye adlandırılan bu hadise hafızalarda yaşarken, belgeler ise yok ediliyor.

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

14 Mayıs 1948'de İngiltere'den bağımsızlığını ilan eden İsrail, emperyalistlerin uşağı durumundaki Birleşmiş Milletler tarafından "devlet" olarak kabul edildi. İsrail'in bağımsızlık ilanının ardından meşhur 1948 Arap-İsrail Harbi patlak verdi. Bu süre içinde binlerce Filistinli Müslüman katledildi, evlerinden sürüldü, mazlum ve mağdur vaziyete düşürüldü. Filistinliler de İsrail Devleti'nin kuruluşunu temsilen 14 Mayıs'ın bir gün sonrasını yani 15 Mayıs'ı "felaket günü" ilan ettiler.

Evlerinden kovulan Filistinliler günümüzde Suriye, Lübnan ve Ürdün'deki mülteci kamplarında yaşama mücadelesi veriyorlar. Bkz: http://www.haber7.com/ortadogu/haber/1368262-filistin-14-mayis-nekbe-gunu

Düzenli katliamlarla binlerce Filistinli öldürüldüğü, milyonlarca kişinin vatanından sürüldüğü, 675 köyün yok edildiği ve kentlerin komple Yahudileştirildiği bu büyük felaketin ardından, işgalini genişleten İsrail, Filistin topraklarının yüzde 85'ine el koymuş durumda... Filistinliler ise bu mıntıkanın sadece yüzde 15'ini kullanabiliyorlar.

İngiliz General Edmund Allenby'nin, Aralık 1917'de Kudüs'ü işgal ederek, Birinci Dünya Savaşı'nda mağlup ilan edilen Osmanlı Devleti'ne Filistin'in bağlılığını sonlandırması ve "Siyonistlere" hareket alanı açtığını gözönüne alırsak, Enver Paşa adlı padişah damadı eşeğin Devlet-i Âliyye'ye ve Müslümanlara verdiği zararın büyüklüğü biraz daha iyi anlaşılabilir.

Bölgenin 1917'de İngiliz mandasına girmesiyle Filistin'e Yahudi göçü daha da hızlandı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın 1917 yılında yayımladığı ve Yahudilerin Filistin'de devlet kurmasını öngören "Balfour Deklarasyonu" ile İngilizler, İsrail'in kurulmasına olan desteklerini ilan ettiler. Bkz: https://www.habervakti.com/dosya/nekbe-gunu-nedir-h70465.html

Yok Edilen Gizli Belgeler

Şimdiyse, İsrail Devleti yine sistemli biçimde hareket ederek, 1948 yılına ve sonrasına ait olan katliam ve sürgün vesikalarını yok ediyor. Bkz: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-1948deki-nekbe-sirasinda-isledigi-suclarin-belgelerini-sumen-alti-ediyor/1524490

Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail Savunma Bakanlığına bağlı bir ekip, son 10 yıldır kamu ve özel arşivlerinde bulunan 1948'deki Nekbe ile alakalı bütün belgeleri sistematik şekilde araştırarak ortadan kaldırıyor. Hadiseyi ortaya çıkaran da İsrail-Filistin Çatışması Araştırma Enstitüsü... Gizli Güvenlik İdaresi Birimi eski Başkanı Yehiel Horif ise "1948 olaylarının duyulması, ülkedeki Arap toplumunda huzursuzluk oluşturabilir. Bu yüzden bunların gizlenmesi mantıklıdır" diyerek yapılan hareketi müdafaa ediyor.

Yok edilmek istenilen vesikalardan birisinde yazılı olaylardan örnek verecek olursak, bir köyde yaşananları Haganah milisleri eski komutanı Yisrael Galili şöyle anlatıyor: "Safed şehri yakınlarındaki Safsaf isimli bir Filistin köyünde, 52 erkek birbirlerine bağlanarak getirildikleri çukurun başında kurşuna dizildi. Bunlardan 10 tanesi can çekişiyordu. Kadınlar ise onlar için beyhude bir şekilde merhamet dileniyorlardı. Ayrıca 6 yaşlı erkek cesedi bulundu. Orada 61 ceset, 3 de tecavüz vak'ası vardı. Tecavüze uğrayanlardan birisi Safed'in doğusundaki ahaliden 14 yaşında bir kız çocuğu idi. 4 erkek de kurşuna dizilerek öldürüldü. Öldürülen Filistinlilerden birisinin parmakları ise yüzüğünü almak için kesildi." Herif sanki lokantada yedikleri yemekleri anlatıyor, öldürdüklerini insan olarak bile kabul etmiyor ki acısın.

Haganah, 1920-1948 yıllarında Filistinlilere karşı silahlı eylemler düzenleyen siyonist paramiliter teşkilat olarak faaliyet gösterdi. 1948'den sonra İsrail ordusuna dönüştürülen siyonist Haganah örgütünün bilinen isimleri arasında, İsrail'in ilk Başbakanı David Ben Gurion, 5. Başbakanı İzak Rabin ve 11. Başbakanı Ariel Şaron da bulunuyor.

Şimdi İsraillilerin Büyük Felaket belgelerini niçin yok etmek istediğini anlıyor musunuz?

Kendileri de Yahudi Olan Etiyopyalı Falaşalar İnsan Yerine Konulmuyor

2019 senesinin Haziran ayının son günü Hayfa’ya bağlı Kiryat Haim’de 19 yaşındaki Etiyopya göçmeni Solomon Tekah adlı yahudi, bir polis memuru tarafından vurularak öldürüldü. Polis "öldürülen gencin kendisine saldırdığını, nefs-i müdafaa zorunda kaldığını" söylese de görgü şahitleri bu savunmayı yalanladılar. Geçen Ocak ayında da 24 yaşındaki Etiyopyalı bir yahudi öldürülmüştü. Bu cinayetlerin inzibatî nedenlerle hiç ilgisi bulunmadığı, tamamıyla ırkçı saiklerle işlenildiği herkesin malumu... Bkz: https://www.aa.com.tr/tr/analiz/etiyopya-yahudileri-israil-icin-ciddi-bir-ic-sorun/1525976

Katil polis memuruna sadece 15 günlük ev hapsi cezası verilmesi de, Beyt-i İsrail yani Falaşalar arasında yükselen toplumsal öfkeyi daha da artırdı. Solomon'un cenaze merasimiyle beraber (başta Tel Aviv olmak üzere) ülke çapında başlayan sokak gösterilerinde 100’den fazla polis yaralandı, yüzlerce gösterici de gözaltına alındı. 1974'den beri peyderpey biçimde Etiyopya'dan İsrail'e taşınan Falaşalar, kendilerinin önce yahudi sonra da insan olduğunu ispat etmek için o günden beri büyük uğraş verseler de, Aşkenaz ve Sefarad yahudilerine kendilerini kabul ettirebilmiş değiller.



Buna rağmen halen İsrail'e olan bağlılıklarından taviz vermeyen Falaşalar'a acımak mümkün değil. Çünkü Filistinliler'e karşı yürütülen insanlıkdışı katliamlarda başrolü oynayan ordu ve polisin en önemli insan kaynağı bu alt sınıf zenci Falaşalar'dan oluşuyor. "Beyaz" yahudilerin yapmadıkları pis işleri yapmayı kabul etmelerine rağmen, "yerli" yahudilerin bile kendilerine acımadığı Falaşalar'a biz niçin insaf edeceğiz ki? Dinsizin hakkından imansız gelir.

Dünya Haberleri