Tarım Alanları Her Geçen Gün Azalıyor

Tarım Alanları Her Geçen Gün Azalıyor

Böyle bir haber Demirören Haber Ajansı'ndan nasıl yayımlanmış, doğrusu şaşırdım:

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Niye derseniz, DHA el değiştirdiğinden beri, A Haber Kanalı'ndan farksız yayın yapıyor. Sıkı mı AkParti hükümeti aleyhine bir haberi piyasaya sürmesi? Fakat arada bir böyle haberler gözden kaçıyor sanırım. Tayyip Erdoğan'ın çevresinden birisi bu haberi fark ederse, önce Demirören sonra da bu işlerden sorumlu müdür Mehmet Soysal epey ter dökecekler demektir. Hele de seçim öncesi böyle muhalif bir haber yapılır mı? Doğrusu şöyle olmalıydı: "Türkiye'nin tarımdaki yükselişi devam ediyor. Tarım ve Hayvancılık Bakanı, ülkemizi uzaya götürecek." Yağcılık böyle yapılır. "Azalıyor, azaldı, tükendi, bitti" gibi fiiller, Tayyip Erdoğan hükümeti tarafından hoş karşılanmıyor.

Neyse, gelelim tarım alanlarımıza... Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, başta buğday, arpa, nohut, mercimek olmak üzere önemli ürünlerin daralan tarım alanları içindeki paylarını Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) aldığı verilerle açıklayarak, alınması gereken önlemleri sıraladı. (Bu rakamlar TÜİK'den alındığı için, haberi yayımlayan DHA editörü paçayı sıyırabilir.)

1) Tarım alanlarının son 16 yılda 41 milyon 200 bin hektardan 37 milyon 800 bin hektara gerilediğini anlatan Ahmet Atalık, en fazla tarım alanı kaybının tahıllar, diğer bitkisel ürünler ve sebze alanlarında yaşandığını söyledi.

2) Buğdaydaki küçülme 2 milyon hektara, arpadaki küçülme ise 1 milyon hektara ulaşmış vaziyette...

3) 2018 yılında Türkiye 5,8 milyon ton buğday ithalatı için 1,3 milyar dolar ödedi. Çiftçinin ekiminden vazgeçtiği 2 milyon hektarlık buğday arazisinde bugün tekrar ekim olsa, 6 milyon ton ilâve bir üretime kavuşuruz. İthalatı karşıladığımız gibi 200 bin ton da elimizde fazladan buğday olur.

4) Çiftçinin ekmekten vazgeçtiği araziyi üretimle buluşturduğumuzda, dışarıya ödediğimiz dövizler halkımızın refahı için ülke içinde kalır.

5) Kuru baklagilde ekim alanlarımız en yüksek seviyeye 1989 yılında 2 milyon 100 bin hektar ile ulaşmıştı. Ancak günümüze kadar 1 milyon 200 bin hektar küçülerek, 900 bin hektara kadar geriledi.

6) 1990’dan 2018 yılına kadar nohut ekim alanlarında 376 bin hektarlık küçülme meydana geldi yani yüzde 42 daralma mevcut. Türkiye bu ürünleri dünyaya ihraç eden bir ülkeyken, özellikle 2010 yılı sonrasında ithalatçı konuma gelmiş vaziyettedir. 2018 yılında ithal ettiğimiz 93 bin ton nohuta yaklaşık 120 milyon dolar ödedik. Türkiye ekimden vazgeçtiği 376 bin hektarlık alanda tekrar nohut ekse, 460 bin ton ilave nohut üretmemiz mümkündür. İthal ettiğimiz 93 bin ton, bunun yanında son derece küçük bir miktar kalır.

7) 1999 yılında en geniş haliyle 220 bin hektara ulaşan patates ekim alanımız 2018 yılı itibariyle 136 bin hektara geriledi. Nüfusumuz, ülkemize gelen göçmen ve turist sayılarıyla artıyor, buna karşı maalesef her geçen yıl ekim alanlarımızda daralmalar oluyor.

8) Kuru soğan, pırasa ve patlıcan üretim alanında yaklaşık yüzde 35’lik daralma var.

9) Ülkemizde kooperatifleşme meselesi var. Kooperatif üyesi olmayan çiftçi kalmamalıdır. Kooperatiflerin sayıları çok olmakla birlikte Avrupa Birliği (AB) ile kıyasladığımız zaman verim ve faaliyet seviyeleri çok düşük.

10) Kamu İktisadi Teşebbüsü’nün (KİT) özelleştiği her alanda tarımsal üretimimiz gerilemiştir.

11) Verim ve kaliteyi artırmak için tarımsal altyapı eksiklerini tamamlamak gerekiyor.

Haberin ayrıntılarını okumak isterseniz: https://www.alemihaber.com/onuncusite/haber/turkiye-tarim-alanlarinin-yuzde-83unu-kaybetti-123178


https://www.ntv.com.tr/ekonomi/turkiye-tarim-alanlarinin-yuzde-8-3unu-kaybetti,uIiFwiRUhEu6frqPQmfxwQ?

 

Video Haberler

Ekonomi Haberleri

Bal FM