Taksiciler Bir Türlü Uslanmıyor

Taksiciler Bir Türlü Uslanmıyor

Daha iki gün önce Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin İstanbul'da düzenledikleri operasyon bütün basın ve yayın organlarında geniş yer alıp, halk arasında büyük tepki çekmişti. Fakat taksiciler "Son Durak" operasyonunu ciddiye aldılar mı? Tabii ki hayır. İşte Milliyet Gazetesi muhabirlerinin özel haberi.

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Haberin başlığı şöyle: "Yerliyi almıyor, yabancıyı çarpıyor" Kim diye sormayacaksınız değil mi? Cevap belli: Taksiciler. Bkz: http://www.milliyet.com.tr/gundem/yerliyi-almiyor-yabanciyi-carpiyor-2897238

Haber şöyle devam ediyor: "İstanbul’da turistlerin taksicilerle ilgili şikayetleri son dönemde arttı. Turistik yerlerde çalışan taksiciler, müşteriler arasında ayrım yapıyor. Türk müşterileri kabul etmeyen taksiciler, yabancı turistlerden ise fazla ücret istiyor. Taksilerine binen yabancı turistleri dolandırdığı öne sürülen çete üyesi taksicilere yönelik önceki gün operasyon yapıldı. Biz de taksicilerin müşterilere nasıl davrandığını gömek için turistlerin yoğun olduğu Eminönü’ne gittik. Stajyer muhabirimiz yabancı turist, diğer muhabirimiz de Türk vatandaşı gibi hareket etti."

Şoför değişme saatini bahane edeni mi ararsınız, taksimetreyi açmayarak müşteriyle pazarlık edeni mi?

Üyesi Suç İşliyor, Başkanı Halkı Kandırmak İstiyor

Bütün bu şikâyetlere karşılık, İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Eyüp Aksu da halkı salak zannediyor. "Mesleğimizi lekeliyorlar, her müşteriyi almak zorundalar, gideceği yeri soramazlar" falan gibi beylik cümleler sarf ederek güya bizi kandırıyor. Eh, cumhurbaşkanının bile vatandaşları aldatmaya çalıştığı bir memlekette Taksiciler'in başkanı yalan söylemiş çok mu? Reisicumhurumuz da bize "Osman Öcalan'ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum" dememiş miydi Japonya'ya gitmeden önce? Demişti. Biz de vatandaşlar olarak inanmış mıydık? Tabii ki hayır. Öyle cumhurbaşkanına böyle Taksici başkanı yakışır zaten.

Çaya, şekere, akaryakıta gelen yüzde 15'lik kazık zam da "zam" değilmiş. Ya neymiş? "Fiyat ayarlaması" imiş. Millet de seni ayarladı sayın cumhurbaşkanı. 13 binlik farka razı olmadın, 806 binlik bir fark yedin. Buna rağmen hâlâ bize kuyruklu yalanlar söylüyorsun. Koca cumhurbaşkanı olacaksın, teröristbaşının kardeşini seçim kazanmak için devletin televizyon kanalına çıkaracaksın, kırmızı bültenle arandığını bilmeyeceksin. Hani sürekli söylüyorsun ya "burası muz cumhuriyeti mi?" diye... Demek ki muz cumhuriyeti. TRT'ye çıkardığın terörist de "çikita muz", yerli muz olsa tanıyacaksın.

2023'de cumhurbaşkanlığına aday filan olma sayın Tayyip Erdoğan! Aday olursan bir şamar daha yersin, Türk siyasi tarihinden öyle bir silinirsin ki, 5 sene sonra seni hatırlayan bile olmaz. Sen bir seçim kaybettin ama halk "çok daha büyük şeyler" kaybetti. Mesela daha şimdiden tesettürlü hanımlara sataşmalar başladı. Fahişenin biri metroda hakaretler yağdırdı, şeytana tapan cinsinden eski bir gazeteci "başörtülü müdire" diye bir porno artistinin fotoğrafını yayınladı ve "kaybettiğin" seçimle bu yolu sen açtın. Şimdi çöz bakalım çözebilirsen. İlerleyen günlerde tesettürlü hanımlara fiilî saldırılar başlayınca bakalım ne yapacaksın?

Ne güzel memleket? Taksicilere polisin yaptığı operasyon iki gün oldu ama sarı taksiciler uslanmadı. Cumhurbaşkanı seçimde halktan okkalı bir sille yedi, sebebini idrâkten âciz, bindi uçağa Japonya'ya gitti. Tayyip Erdoğan'ın yerinde başka birisi olsa, oturup kara kara düşünür ve bir çıkış yolu arardı. Ama "kibir" gözünü öyle bir karartmış ki, "anlamamak" için elinden geleni yapıyor. Yalakaları da halkı suçluyorlar. Eh, bugünlerin bir de yarını var. Elbet yine seçime gideceksiniz.

Taksicilere verilecek en büyük ders de, "sarı taksilere" değil "korsan taksilere binmek" olmalı.