Ormanlarımız Yok Edilirken Hükümet Uyuyor

Ormanlarımız Yok Edilirken Hükümet Uyuyor

Türkiye'de kıymet verilmeyen ormanlarımız göz göre göre yakılarak, sökülerek katledilirken, Ak'lığını kaybedip Gri olan Parti'nin Hükümeti'nden ses çıkmıyor. Çünkü ormanları yok ederek yeni oteller, siteler inşaa eden müteahhitler ya da maden çıkaran patronların hepsi Hükümet'ten nemalanan menfaatperestler...

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

İktidardaki günlerinin artık sayılı olduğunun farkına varan Gri Parti, son döneminde yapacağı ve yaptıracağı vurgunlarla ülke ekonomisinin ve bitki örtüsünün canına okuyor ama kimin umurunda? Reisicumhur "15 Temmuz Kalkışmasını" bahane ederek büyük masraflı gösteriler düzenleyerek halkın gözünü boyarken, muhalefet partileriyse "muhalefette olmanın" keyfini çıkarıyorlar, halkımız ise sessiz ve derinden giderek ufukta görünen "büyük kriz günleri" için mal ve para biriktiriyor.

Fakat bu arada Türkiye'nin can damarı ormanlarımız hızla tükeniyor. Her sene olduğu gibi bu yıl da Ege'deki orman yangınları festivalimiz başladı. Son yangında Muğla'da tam 490 futbol sahası büyüklüğündeki orman alanı alevlere teslim oldu. Bkz: https://www.haber3.com/guncel/mugladaki-yanginda-490-futbol-sahasi-kadar-alan-kule-dondu-haberi-5026526

İnsanın aklı, havsalası duruyor ama hakikat bu: "Muğla'nın Dalaman ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangında Fethiye'nin turistik Göcek Mahallesi'ne kadar ulaştı. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle 18 saat sonra kısmet kontrol altına alındı. İlk belirlemelere göre 350 hektarlık alan (490 futbol sahası büyüklüğünde) alan zarar gördü."

Yanan ve zamanında müdahale edilmediği için kısa müddet içinde söndürülmeyen ormanlardan geriye kalan sahalar ise Gri Parti'nin yalakası işadamlarına peşkeş çekiliyor:

"Ülke genelinde orman yangınlarına en fazla maruz kalan bölgelerden biri hiç şüphesiz 41 yılda 74 bin 699 hektar ormanı küle dönen Muğla. Yanan alanlara kanunlara aykırı olmasına rağmen otel ve villalar yapılması dikkatlerden kaçmıyor. Yapılaşan bölgelerin başında da ise ünlü tatil cenneti Bodrum geliyor. Dalaman’daki 400 hektarlık son yangın 'Ormanlarımız rant için mi yakılıyor' şüphesini akıllara getirdi." Bkz: https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/ormanlar-rant-icin-mi-yakiliyor-5229466/

Bu çerçevede rantın en büyük örneği, 2007 yılı Temmuz ayında Bodrum Güvercinlik Koyu’nda yaşandı. 3 ayrı noktada çıkan orman yangını sonrasında kül olan 150 hektarlık alanın yeniden yeşillendirilmesi beklenirken, bölge imara açıldı.

Halbuki sözkonusu bölgede, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, "Bölge temizlenerek yeşillendirilecek, yapılaşmaya hiçbir şekilde izin verilmeyecektir" açıklamaları yapılmıştı. Şimdi bölgede 5 yıldızlı otel ve tatil köyleri bulunuyor.

Gökova'nın cennet koyu olan Kissebükü Adalıyalı mevkisinde Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un sahibi olduğu tur şirketine ait olan ve otel yapılmak istenen arazinin imar planları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde askıya çıkarılmasına da Muğlalı çevreciler ve Denizde Birlik Platformu tepki göstermiş ve mücadele etme kararı almışlardı.

Benzer bir orman katliamı haberi de Eskişehir'den: "Eskişehir'de bozkırın ortasında maden uğruna 187 bin ağaç katledilecek." Bkz: https://www.evrensel.net/haber/382693/eskisehirde-bozkirin-ortasinda-maden-ugruna-187-bin-agac-katledilecek

Bu nasıl bir azgınlık, nasıl bir insafsızlık anlayan beri gelsin.

"Eskişehir'de yerin altındaki madeni çıkarmak için yerin üstünde bulunan 187 bin 225 adet ağacın kesilmesi için idam fermanı çıktı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Eskişehir'in Beylikova, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerinde demir ve nikel madeni için talep edilen kapasite artırımını projesi onayladı. Projenin ÇED raporunda yer verilen bilgilere göre toplam 31 bin dekarlık alanı kapsayan iki ayrı maden sahasında 187 bin 225 adet ağacın kesilmesi planlanıyor. Yöre halkı ise su kaynakları, tarım alanları ve şifalı su kaynağına sahip jeotermal hamamın zarar göreceği gerekçesiyle projeyi yargıya taşıdı. Eskişehir İdare Mahkemesi'nde dâvâ açan yöre halkı, Porsuk Çayını da kirleteceğinden endişe edilen projenin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek ÇED Olumlu Kararının iptalini talep ediyor."

Böyleydi...

Böyle oldu!

Ya kuruyan göllere ve göl havzalarına ne demeli?

Haberin başlığı şu: "Flamingoların uğrak yeri Akgöl tamamen kurudu." Bkz: https://www.posta.com.tr/flamingolarin-golu-kurudu-haber-fotograf-2181310

https://www.evrensel.net/haber/382948/flamingolarin-ugrak-yeri-akgol-tamamen-kurudu

"Göller Bölgesi'nde başta Burdur Gölü olmak üzere Salda, Akgöl, Acıgöl ve Yarışlı gölleri, allı turnaların en önemli yaşama alanları arasında yer alıyor. Son yıllarda başta küresel ısınma olmak üzere Göller Bölgesi'ndeki göller, bilinçsiz ve vahşi tarımsal sulama, kaçak sondajlar, kaynaklarını besleyen dağlardaki maden ocakları ve kaynak derelerine su akışını engelleyen gölet projeleri nedeniyle hızla su kaybı yaşıyor. Yarışlı Gölü'nün etrafındaki 50'yi aşkın mermer ocağı nedeniyle ciddi problemler yaşanıyor. Göle flamingo dışında ördek, meke, çok nadir görülen dik kuyruk gibi çok sayıda yaban kuşunun da geldiğini anlatan köylüler, kuşların su çekilene kadar gölde konakladıklarını dile getiriyorlar. Aşırı tuzlu olması nedeniyle kuruduktan sonra çölü andıran bembeyaz bir manzaranın ortaya çıktığı göl etrafında Yeşilova ilçesine bağlı Aşağıkırlı, Yukarıkırlı, Dereköy, Orhanlı, Taşpınar ve Bayındır köyleri bulunuyor."

Bu kadar ahlaksızlık, bunca adaletsizlik, böylesi canilikten sonra Gri Parti'nin kodamanları hâlâ "biz mahallî seçimleri niye kaybettik?" diye kara kara düşünüyorlarsa, ortada çok büyük bir akıl tutulması var demektir. Hükümetin bir sonraki seçimde tamamen silineceği ufukta görünüyor ama görene...

Gündem Haberleri