quot Gri Parti Tarzı quot Bayramınız Kutlu Olsun

"Gri Parti Tarzı" Bayramınız Kutlu Olsun

"Tatil" diye sahiller çıplaklar kampına dönmüş, "kurban kesimi" diye koli içerisinde et servisi yapılır olmuş, ormanlar yakılıp oteller yapılmış, hayvancılık ve tarım ölmüş, beş milyon mülteci ülkeyi sömürmüş. Sonra da "işte size bayram" ha!

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Gri Parti 2002'de iktidara gelmeden önce de dinî bayramlar istismar edilir, parası olanlar tatile kaçar, vekâlet verilerek kurban kestirilirdi. Fakat aradan geçen 17 yıl içerisinde Tayyip Erdoğan ve saz arkadaşları, İslâmî jargonu kullanarak kapitalist ve modernist bir Müslüman kesim meydana getirmeyi başardılar.

Evinin önünde ya da bahçesinde kurban kesmek yasaklanınca, önceleri belediyelerin gösterdiği boş arazilere koşturulurdu, vekâlet verilerek "güvenilir şahıs ve kurumlara" kurban kestirilirdi. Şimdilerde bunlar da terk edildi. Kurban kesimi "uzaklarda" kalan bir merasim haline geldi.

Gri Parti sayesinde her tarafı talayan büyük marketler şimdi kredi kartıyla, kurban eti olduğu iddia edilen depolarda birikmiş bayat ve buzlu etler kolilere doldurulup "kurban kestirdiğini zanneden vatandaşa" servis edilir hale geldi. Allah rızası için kurban kesmek unutuldu, Tayyip Erdoğan usülü koli içerisinde kurban eti zannedilen acayip bir "hizmet" başlatıldı. Bu arada güya kurban kestiren aile de, Kültür Bakanı Mehmet Ersoy'un otellerinde tatil yapsın, yarıçıplak vaziyette denize girsin, kumsalda yatıp güneşlensin, para harcasın; bunun adı da "Kurban Bayramı Tatili" olsun.

Tarım ve Hayvancılık Öldü

Bu arada çiftçilik, hayvancılık, arıcılık, sebze ve meyve yetiştiriciliği ölmüş Tayyip Erdoğan'ın umurunda mı? Müslümanlara mahsus ifadeleri kullanarak cümleler kurarak oy toplayan ve hapishaneden Cumhurbaşkanlığı makamına yükselen Tayyip Erdoğan, kapitalist gibi harcayan ve tüketim düşkünü bir toplum "yaratmayı" başardı. Gri Parti'yi kurmadan önce yaptığı yüzlerce "istişare" görüşmesi sırasında kendisine tevdi edilen "Müslümanları israf eden, sürekli harcayan, para pul sahibi ama âhireti unutmuş kişiler haline getirme vazifesini" hakkıyla yerine getirdi. İslâm düşmanı mihrakların tamamı, Tayyip Erdoğan'a şükran borçlular. Çünkü Türkiye tarımda, hayvancılıkta, ilaçta ve daha birçok sahada "dışarıya" muhtaç hale getirildi.

Tayyip yandaşı Türkiye Gazetesi'nin bugünkü manşet haberinde "Türkiye’de et fiyatlarına etki eden Sivas’ın Şarkışla ilçesinde besiciler AB hibesi alarak dev çiftlikler kurdu. Ancak maliyetler arttı, üretici borçlandı. Bankalar haciz memurlarını gönderdi. Sözleşme hayvanların satılmasını engelledi. 76 çiftlikten 70’i iflas etti. Ayakta durabilenler devletten yardım bekliyor" diye girişten sonra yaşanan rezillik anlatılıyor. Buradan buyurun: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/ekonomi/643193.aspx

"İflasın Eşiğine Nasıl Gelindi?" başlığının altında da sebepleri sıralanmış:

Şarkışla Ziraat Odası Başkanı Azimet Topçu iflasa götüren adımları şu şekilde sıraladı:
¥ Son 5 yıl içerisinde yem fiyatları tam üç kat arttı. Üretici etrafı meralarla kaplı çiftliklerde ithal yeme mahkûm edildi.
¥ Yemdeki artışa rağmen et ve süt fiyatlarındaki artış maliyetlerin çok altında kaldı.
¥ Veriler hibelerden yüzde 18 ila 22 arasında gelirler vergisi alındı. Maliyet çiftçiye yüklendi.
¥ Kurda yanan yükselişin etkisiyle demir ve çimentonun maliyeti arttı. 4 milyon liraya mal olan tesisin bedeli 6-7 milyon liraya kadar çıktı.
¥ 3 ay içerisinde ödenmesi gereken hak edişler bir yıla kadar uzadı. Üretici kaynak bulabilmek için tefeciye bulaştı.
¥ Tarım ve hayvancılık firmaları dışında bir çok inşaat firması hibe alabilmek için bu işe girdi. İnşaat ve ziraî ekipmanlarda oluşan rantın bedeli yine çiftçiye yüklendi.
¥  Yurt dışından damızlık hayvan ithalatı devam ederken, bu çiftliklerde yetişen danalar pazarlarda satışa çıktı.
¥ Sınırlı sermaye ile bu işe giren çiftçi ise maliyet artışlarını karşılamak için sürekli bankalara borçlandı.

"Büyük Kurtarıcı ve Ümmetin Lideri" duyuyor musun bu feryadı?

Otellerde Yer Kalmadı

Bir başka Tayyip yandaşı gazete olan Star'dan da "Kurban Bayramı tatilinde otel, motel ve pansiyonlarda yer kalmadığı" haberini vereyim: https://www.star.com.tr/ekonomi/bayram-tatiline-cikacaklara-rezervasyon-uyarisi-haber-1472000/

"Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu "tatilcilerin parasını ödeyerek satın aldığı tatilden konaklayacakları tesisin haberi dahi yoksa, sıkıntı yaşanır. Huzurlu bir tatile başlayabilmek için tatilin mutlaka yetkili ve güvenilir seyahat acentesi kanalıyla alınması gerekiyor" dedi.

Sürüyle "otel rezervasyonu doldu" haberine bir örnek daha vereyim: "Kuzey Ege’nin tatil beldeleriyle ünlü Edremit Körfezi’nde, Kurban Bayramı tatili için rezervasyonlar yüzde 100’e yaklaştı." https://www.star.com.tr/ege/kuzey-egede-bayram-telasi-erken-basladi-haber-1471823/

Oteller ve sahiller çıplaklar kampına dönünce, Müslüman Cumhurbaşkanımız ve kumar otelcisi Kültür Bakanımız sevinçten oynuyorlar: Millet para harcasın, ekonomi hareket etsin, herkes israf etsin. Halbuki Tayyip Erdoğan'ın unuttuğu birşey var: İslâmiyet israfı yasaklar. Abdest alırken boşa harcanan iki damla suyu bile hoş görmez. Ama Tayyip Erdoğan ve Gri Partililerin umurunda mı? Onlar için İslâmiyet değil kapitalist babaların emirleri mühim.

Ormanlar Yanıyor, Göller Kuruyor, Tayyip Uyuyor

Anadolu'daki yok edilen göllerden biri daha: "Türkiye'nin 13'üncü Ramsar Alanı (Ramsar sözleşmesiyle koruma altına alınmış alan) olan ve Afrika-Avrasya göç yolu üzerinde bulunması dolayısıyla birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Kuyucuk Gölü tamamen kurudu." https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/kuyucukgolutamamen-kurudu-213-farkli-kus-turu-bulunuyordu,HrSR0b3qaEuATAO2i6euXA

"Son 2 yılda da Kuyucuk Gölü'nün kuraklığa maruz kaldığını ancak bu yıl da tamamen kuruduğunu ifade eden Ertaş, "Geçen sene az da olsa Kuyucuk Gölü'nde su vardı, göldeki kuşların beslendiği bazı mikroorganizmanlar da yaşıyordu. Bu mikroorganizmalar az su olan yerde çatlak yerlerde yaşamaya çalışıyordu ama bu yıl maalesef göl tamamen kurudu. Kuyucuk Gölü'nün yüzde 100'lük alanı kurudu ve insanlar gölün üzerinde yürüyebiliyor. Kuyucuk gölüne havadan bakıldığında maalesef Mars'a benzer bir görüntü oluşmuş" dedi."

Kuruyan göllerimizle alakalı olarak "Finish" adlı deterjan markası bir çalışma yapmış. Çalışmadaki en önemli kelime "İSRAF". Hani şu ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle kesinlikle yasaklanan boşa harcamak fiili. Hani şu Tayyip Erdoğan'ın lûgatinden çıkardığı sihirli kelime "israf".

Haberde diyor ki: "Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen su, stresli ülkeler sınıfında. İsraf ve bilinçsiz tüketim bu şekilde devam ederse, yakın gelecekte ülkedeki su kaynaklarının çok büyük bir bölümünün tükeneceği de inkâr edilemez bir gerçek. Bulaşık deterjanı üreticisi Finish de, sadece elde yıkama yapmanın bile tek seferde 57 litre su israfına neden olmasından yola çıktı ve su sorununa dikkat çekmek amacıyla alışılmışın dışında bir işe imza attı: Susuz Bardaklar. Proje kapsamında; yok olma tehlikesi yaşayan Seyfe, Suğla, Ilgın, Karataş ve Burdur Gölleri’nde ne kadar su kaldığını, yıllardır iletişiminde kullandığı bardaklar üzerinden göstermek isteyen marka, bu gölleri temsilen 5 farklı bardak tasarladı. Bardakların şekillerinde göllerin topografisinden esinlenildi ve bardakların alabildiği su miktarı, göllerde kalan su hacmiyle orantılandı. İstanbul’da bir cam fabrikasında kalıpları hazırlanan bardaklar, ilk kez Dünya Su Günü’ne denk gelen 22 Mart’ta, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde görücüye çıktı." Buradan okuyabilirsiniz: http://www.womenshealth.com.tr/turkiyenin-kuruyan-golleri-bardak-olursa/

Orman yangınları için uzun yazmaya lüzum yok. Otelciler ve inşaatçılarımız sağolsunlar. Cumhurbaşkanımız onlara yol açıyor, onlar da kibriti yakıp ormanlarımızı yakıyorlar:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/canakkale-geliboludaki-yanginda-son-durum-bakan-pakdemirliden-aciklama-geldi-41299619

https://www.karar.com/guncel-haberler/milasta-orman-yangini-1291377

https://www.sabah.com.tr/yasam/2019/08/06/sinopta-orman-yangini

Eczanelerde İlaç Yok, Bulana Aşkolsun

Özellikle yurtdışından ithal edilen ilaçları bulmanın imkânı kalmadı. Tayyip Erdoğan göstermelik de olsa Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş açtı, zararını biz yani halk çekiyor. USD 3 TL'den 6 TL'ye fırlayınca, âcil lazım olan ilaçlar Türkiye'ye gelmiyor:

"Eczanelerde çok önemli hastalıklarda kullanılanlar da dahil yaklaşık 500 ilaç bulunmuyor. İstanbul Eczacı Odası Başkanı Z. Cenap Sarıalioğlu, "Hastanın üç kutu ilaç alması gerekirken, bulabilirsek bir kutu ile yollayıp 'İdare et' diyoruz. Sorun acil çözülmezse hasta kayıplarına yol açabilir" dedi." https://www.ntv.com.tr/saglik/500-ilac-piyasada-bulunmuyor-firmalarin-gozu-kur-ayarinda,m5NAE617d0ejbbIUy4X4KA

Ülseratif kolit hastaları, kalp hastaları, tansiyon hastaları sürünebilirler ama Tayyip'in özel hastaneci Sağlık Bakanı Fahrettin Koca "Leo" ismindeki bebek için devreye girmiş:

"İzmir'de kalp rahatsızlığıyla dünyaya gelen bir günlük Leo bebek, ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi." http://www.hurriyet.com.tr/gundem/saglik-bakanligi-leo-bebek-icin-devreye-girdi-41299526

Sağlık Bakanı kendi hastanesi ve üniversitesi için vakıf malı bina ve arazileri de alabilir. Leo bebek için ambulans uçak kaldırabilir ama İsviçre malı Asacol ve Salofalk enema ya da Cardura için kılını bile kıpırdatmaz. "Ölen ölsün, kalan sağlar Gri Parti'ye oy versin" diye düşünür. Ama bu arada Crohn ya da ülseratif kolit hastalarından aldıkları bedduaların semâya yükseldiğinin farkında değiller...

Eczanelerde bulunmayan ilaçlardan bazılarının ismine İstanbul Eczacı Odası internet sitesinden bakabilirsiniz. Bu arada Tayyip Erdoğan da ABD ile "ver papazı, al papazı" oyunu oynamaya devam edip, döviz kurunun canına okuyabilir: https://www.istanbuleczaciodasi.org.tr/?page=duyurular&anns_ID=6662

Bu kadar olumsuzluk yaşanırken, İstanbul ile İzmir arasındaki otoyol açılışı yapılmış, ben ve benim gibi normal vatandaşların umurunda mı?

İşte size lokum gibi bir "bayram" yazısı.

Video Haberler

Ekonomi Haberleri