Eleştiri Bombardımanı Devam Ediyor

Eleştiri Bombardımanı Devam Ediyor

Yazar Abdurrahman Dilipak hükümete ve Tayyip Erdoğan'a yönelik haklı tenkitlerine devam ediyor. Biz yazınca, söyleyince duymayan cumhurbaşkanı, bakalım Dilipak ve benzeri insaf sahibi gazete yazarlarının sözlerine kulak verecek mi, diyordum ki, Muharrem Sarıkaya'nın bugünkü yazısını okuyunca aynı körlük ve sağırlığın devam ettiğini gördüm.

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Bugünkü yazısını "Ankara ekonomi, Suriye, Kıbrıs, Akdeniz, Libya ile ilgilenirken, bir yandan da en sıcak gündem yeni siyasi oluşumlar ve kabine değişikliği." sözleriyle bitiren Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, Gri Parti hükümetinin duymak istemediği mevzuları ısrarla yazmaya devam ediyor. Bu kadar çok eleştiriden sonra, yakın bir zamanda Dilipak da Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir makama getirilirse ve yüksek maaş almaya başlarsa hiç şaşırmayın. Çünkü Türkiye'de sistem böyle işliyor.

Neyse yazıya dönersek, Dilipak bugünkü yazısında "BBC Türkçe 'Erdoğan’ın Trump’ın hafta sonu ettiği samimi sözlere çok fazla güvenmesi pek de akıllıca olmaz' demiş. Amerikan Kongresi'nden yapılan açıklama da Trump’ı adeta tekzip ediyordu: Başkan Trump’ın Türkiye'ye ambargo uygulamama sözü, ülkemizin ve NATO’nun güvenliğini riske atmaktadır. Türkiye, Rus savunma sistemlerini önemli NATO ve Amerikan sistemleri ile beraber kullanmamalıdır ve Erdoğan da bunun sonuçları olacağını bilmelidir. Stratejik ortağımız Türkiye’ye ABD Parlamentosundan selamlar." diye yazmış. Aslında Abdurrahman Dilipak o kadar önemli noktaları vurgulamış ki, kendisini güzel bir rüyada zanneden cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sözleri ciddiye almasını bekliyoruz. Bkz: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/siyasi-gundem-29013.html

Ama ümidimiz her geçen gün daha da azalıyor. Çünkü parti yönetimi ve milletvekilleriyle yaptığı toplantıdan dışarı sızan ve Muharrem Sarıkaya'nın yazdığı bilgilere göre, Tayyip Erdoğan uçurumdan düşmeyi inatla sürdürmekte... Olan ise maalesef Türk Milleti'ne oluyor. Bkz: https://www.haberturk.com/yazarlar/muharrem-sarikaya/2501458-erdogan-abartmayin-31-marti-23-hazirana-kurban-etmeyin

Sarıkaya'nın aktardıklarına göre, reisicumhur "abartmayın, milletvekilleri olarak panik halinde gözükmeyin; 31 Mart’ı 23 Haziran’a kurban etmeyin... Fotoğrafın büyüğüne bakın; biz birinci parti çıktık... CHP’ye giden oylar da AK Parti tabanından değil, HDP ve İYİ Parti’den gitti" vb şeklinde konuşarak, hayal dünyasında yaşadığını herkese göstermiş. Böyle devam etsin. Önünde 4 yıl olduğunu sanıyor ama Tayyip'in hesabı varsa, Allah'ın da bir hesabı vardır. Yaptığı yanlışlardan dönmezse, milleti aptal yerine koymayı sürdürürse, kibrinden ve bencilliğinden taviz vermezse, mütevazi olmazsa çok perişan olacak. Bunu görmek için âlim olmaya lüzum yok. Perşembenin gelişi çarşambadan belli...

Nitekim Abdurrahman Dilipak dünkü yazısında "Bazı gerçekler Ankara'dan göründüğü, gibi değil. Gerçeğin farkına varıldığında ise çok geç olabilir, İmamoğlu örneğinde olduğu gibi" diyerek ikazlarını sürdürmüştü. Dilipak "Yeni (parti) oluşumların size karşı var olmasının önüne geçmek istiyorsanız, onlara karşı sopa göstermek değil, onları tercih edecek olan tercih gerekçelerini ortadan kaldırıp, size yönelmelerini sağlayacak bir siyaset değişikliği ve genişliğine, yeni bir söyleme-eyleme ihtiyaç vardır. Yoksa İmamoğlu örneğinde olduğu gibi, Tosya’ya pirince giderken evdeki bulgurdan olmaktan da öte, bugünkü süreç muhaliflerinizi ve muarızlarınızı güçlendirmekten başka bir işe yaramaz. Bu kafa ile onların değirmenine kendi sırtınızda su taşırsınız. Benden söylemesi.." diye yazdı.

"Diyanet, sağlık, aile, eğitim, gençlik herşey Devlet'in elinde... Devlet 'her şey' oluyor. Devletin 'her şey' olması, devletsizlik kadar büyük tehlike. Devleti ele geçirmek isteyenler arasındaki savaş, devleti ele geçirenlerin sapkınlıkları devletin kanseri haline dönüşüyor. Devlet 'sulh'u sağlayacakken 'kavga-savaş' vesilesine dönüşüyor. Bir defa bu yola saptınız mı, bunun sonu gelmez. Bölündükçe bölünürsünüz" demişti. Bkz: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/siyaset-maslahat-vesilesidir-29004.html

Abdurrahman Dilipak "siyaset maslahat vesilesidir" başlıklı yazısında ayrıca "Kiralık kafalar, sosyal medyanın silik yüzlü kiralık trolleri ile 'Milli Gladio' mantığı ile karşısındaki herkesi tehdit eden ve aşağılayan bir anlayışla bir yere varamayız! Bazı gerçekler Ankara’dan göründüğü, medyada göründüğü gibi değil. Gerçeğin farkına varıldığında ise çok geç olabilir, İmamoğlu örneğinde olduğu gibi! Bugün 'yeni bir siyasi fraksiyon yeni bir bölünme vesilesi olarak kimseye yarar sağlamaz' diyorsak, dışlanan kişilerin siyaset yapma zemininin nasıl oluşturulması gerektiği konusuna da bir cevap bulmamız gerekir. Ademe mahkûm etmek veya da susturmak, yeni bir 'Takriri sükûn' fermanından başka bir şey olmaz. Hani siyaset mal, can, namus, akıl-inanç ve nesil emniyeti ile sınırlı bir alanda kalacaktı. Devletin, yasaların varlık meşruiyeti adalet, barış ve hürriyet üzere bina edilecekti. Makasid-i siyaset bunların ötesine geçip her alana müdahale etmeye başlayınca bugünkü sorunlar yaşanmaya başlıyor" dedikten sonra haklı eleştirilerini "Müslümanların siyasetinde aslolan, “Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi” olma iradesi ile işi ehline vermek, istikamet ve eylem üzere olmaktan geçer, adil şahid olmaktan geçer" diyerek bitirmiş.

Yine diyoruz ki, anlayana...