Dünya Karanlığa Gömülünce The Beatles Unutulur

Dünya Karanlığa Gömülünce, The Beatles Unutulur

Uzun sayılacak bir müddettir dünya sinemaları "hah, işte bu" diyebileceğimiz bir film üretemiyor. Arada bir Güney Kore ve İran'dan kaliteli filmler çıkıyor ama onlar da Hollywood'un dağıtım imkânlarına sahip olmadığı için, seyircilere yeteri seviyede ulaşamıyor. Bu hengâme içinde, konusu benzer şekillerde daha önce yapılmış da olsa "Yesterday" filmi sinemaseverlere bir nebze olsun hitap ediyor.

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Konusu: "Bütün dünyada elektriklerin gittiği esrarengiz bir olay sırasında bir kaza geçiren Jack isimli bir şarkıcı, uyandığında şoke edici bir gerçekle yüzleşir: Dünyadaki kimse The Beatles grubunun varlığından haberdar değildir. Durumdan faydalanmaya karar veren Jack, The Beatles adlı müzik grubunun şarkılarını kendisininmiş gibi söylemeye başlar."

Hikâye kısaca bu. Bana hitap etmeyen ve izlemeyecek olduğum bu film için, sinema yazarı Murat Tolga Şen güzel bir değerlendirme yazısı kaleme almış. Yazının giriş bölümünü sizlerle paylaşacağım, devamını okumak isterseniz de ulaşabileceğiniz linki vereceğim. Filmi izleme fırsatı bulamasanız veya benim gibi seyretmemek gibi bir kararınız olsa dahi, Şen'in yazısından faydalanacağınızı düşünüyorum. Çünkü siz de "modern dünya insanısınız":

"Hep söylerim; bizler modern çağın köleleriyiz. Sahiplerimiz için her sabah erkenden uyanıyor, gün boyunca çalışıyor ve sonra yeniden adına ev dediğimiz balkonu bile olmayan kümeslerimize dönüyoruz. Üstelik geçmişteki kölelik uygulamalarının aksine hayatta kalmak için yaptığımız tüm masraflar da bize ait. Peki, buna nasıl dayanıyoruz? Elbette filmler, kitaplar ve şarkılar sayesinde!

Denemesi bedava; filmleri, şarkıları silin ve kitapları yakın! Çok zaman geçmeden delireceğinize eminim. Çünkü köleler hikâye dinlemeden yaşayamaz. Hayatını başkalarının refahı için satan insan da bir hayat tecrübesine ihtiyaç duyar. Geçmişe, şimdiye ve geleceğe dair umut dolu öykülere ihtiyacımız var. Hatta “yaşanmış” hikâyeleri de bu yüzden severiz. Bütün gün pamuk topladıktan sonra gece bir ateşin başında toplanıp birbirlerine hikayeler anlatan, şarkılar söyleyen ata kölelerden beri değişen çok az şey var. Şimdiki fark şu; artık bu hikâyeler kayıtlı durumda ve bir yerde bekletip ihtiyacımız olduğunda onlara ulaşabiliyoruz. Sanayi devrimi kölelerinin itici gücü kayıt edilmiş edebiyat, müzik ve sinemadır.

Danny Boyle’ın son filmi Yesterday istese bu sosyal saptamayı kendisi yaptırabilirdi, ama başta yazdığım iki paragrafa eser miktarda etkisi var. Filmin tek amacı seyirciyi iki saat boyunca eğlendirmek, duygusallaştırmak ve iyi vakit geçirtmek... Bunu da bir tür geçmiş zaman nostaljisi sağlayarak yapıyor. Bu bir what if / ya öyle olsaydı hikâyesi… Bir gece ışıklar birkaç saniyeliğine kararıyor, filmin kahramanı Jack’e bisikletiyle giderken bir otobüs çarpıyor ve başka bir şey olmuyor. Hastanede geçirilen birkaç gün ve kaybedilen ön dişlerin ardından Jack sıradan hayatına geri dönüyor. O markette çalışan bir köle ve aynı zamanda kötü yerlerde sahne alan umutsuz bir şarkıcı. Sonra bir tuhaflık olduğu ortaya çıkıyor ki..."

Yazının devamını okumak için buyurun: http://www.beyazperde.com/filmler/film-263075/elestiriler-beyazperde/

 

"Dünya Haberleri" En Çok Okunan Haberler

Dünya Haberleri