• Alemi Haber
  • Yazarlar
  • Tahsin Yılmaz: "Yarım Batman Dışkıyı On Batman Suya Uzaklaştırtmak Akıllı İşi Mi?"

Yarım Batman Dışkıyı On Batman Suya Uzaklaştırtmak Akıllı İşi Mi?

Hayatınıza vaziyet etme alanınızı korumak istiyor musunuz istemiyor musunuz nerenizden belli?


Dünya ne hale geldi böyle diye bedbahtlığınıza yazıklanmayın. Dünyanın bu haline daha önce defalarca şahit olmuştunuz. Görmezden gelmiş ve üzerinizden savuşturabileceğinize yönelmiştiniz. Başınıza gelmeyeceğini, başınıza geldiğinde sakınabilmenize yetesi gücü kuvveti kazanmayı düşünmüştünüz, uğraşmıştınız. O yönde kazandıkça da kazandıklarınızı gücünüzü kuvvetinizi tahkime harcamıştınız, zamanı geldiğinde kullanabilesiniz diye. Hatta bu amaçla başkalarının başına işler açan kişi olmaktan ramak kala geri durmuştunuz, sözde. "..savuşturmaya kaptırmıştınız" demedim dikkat ediniz. Böyle yapanlar zaten işbu muhaveremize dahil edilmeye layık değiller.

Savuşturabileceğiniz yere, temelli reddetmenin imkan ve şartlarına yönelebilirdiniz. Yahut reddedeceğiniz yere, kendinizleyin (hem emsal ahfadınızla, ihvanınızla, hemşirenizle, biraderinizle) sırf rahatınız için dünyaya keyf bağışladınız. Ham fırsatçılıkla ve hayvani davranmadınız ama az insani, yarım insani şey olmaz siz de biliyorsunuz. Lafzınız... hadi kelamınız diyelim, insaniydi; ama azminiz, ya azminiz insani miydi? Hayır. İşinize gelen; feveranla, pervasızlıkla, helecanla, işhatla, aceleyle falan yapagelinen değil ve belli ki bir maslahatı, müktesebatı, talimi, hesabı, kitabı olan bir şeylerdi. Düzmecenin karşısında bir düzenci ama mahut eyyama düşman değil, uyaroğlu... nasıl oluyorsa!

Kendim için iyilik istiyorum sadece diyenden çok farklı değilsiniz amelde. Hepimiz için isteyince kendime de geleceği için iyilik istiyorum demenizin bir önemi bir değeri var keyfiyette elbet: Çöplenmek için yaşamak yakışmayacağı dikkatiyle bir haysiyet inşaı çabası içindesiniz yani sizce. Hayatınıza zatınızdan gayrı birilerinin ihtiyar ya da tahakküm alanı açmasına itirazınız var muhtemelen. Bu yolda aklınıza gelen ilk itiraz cephesi rahatlığınızı mukadder meşgaleler mi olmalıydı peki!

Peki rahatınıza matuf şeyler gerçekten hayatınızda başkalarının ihtiyar ve tahakküm alanı açmalarına mani şeyler mi idi yahut o surette yani rahatınızı sağlayan şeylere teksif oldukça siz, başkalarına hayatınızda nice ihtiyar ve tahakküm alanı açmış oladınız mı kendi elinizle? Hayatın bir talepnameden diğer talepnameye atılıp gitmekten ibaret ve farkında mısın acaba? Mükellefiyet nedir bilmiyorsun. Bildiğini sanıyorsun çünkü mütekellif ile mükellef arasında ömür öğütüyorsun, lakin orada teklife yer olmadığını seçemiyorsun. Çünkü öyle bir haldesin ki mesela güvenlik talebini kanıksamış ve talepten öte bir teslimiyet içinde yaşıyorsun güvenlik arzına. Onu talep edişin hatta... herhangi iradi, akli, zaruri şarta bağlı değil; sadece dağıtılıyor olması icaba-kabule yetişiyor.

Seni tahrik eden... karşı konulmaz şekilde seni tahrik eden yahut cezbeden şeyin ya köpeğisindir ya sen onunla beşeri ihtiyaçlarını karşılayaraktan haysiyetini de koruduğuna inanmak istersin. Ama o şey rızana öyle musallat oldu ki artık körsün ve reddetme ihtiyacını/hakkını, tadil veya tebdil hakkını/ihtiyacını elinle iptal etmedikçe o rızana itibar edilmiyor. Kabul etme hakkın falan yok yani, cebr diye bir şey de yok. Varsa yoksa bütün hayat bir icaptan ibaret. Arzın icabı... hiçbir zaman sana bırakılmayan arzın icapları içinde sürüklenmektesin ve hoş... sen sana yakışmayan bir hayatı terk veya tardedebileceğini sanarak kendi hayatına kendi mahrem/mahfuz vaziyet alanını açmaya, kurmaya, işletmeye uğraşıyorsun yani!!! Hadi oradan.

Bidayi fıtratına münhasır mihenklere tarziyene fırsat, zaman, aman bırakmayarak neredeyse hiç muayene edilmemiş bilişlerini uygulamaya sokan, [her ne gafletle oluyorsa] senin eline uygulatan ve defalarca subut buldu ki bütün nebati, hayvani, cevheri, insani terettübe ve terekkübe ve her nazma-vezne fesat sokan fevka'l-ade uzmanca bir baskının hem mağdurusun hem mücrimisin. Değil misin yani! Bi'l-akis öylesin.

Suhuletle, hassasiyetle ihtar, ikaz, nezaret itiyatların cismaniliğin de fevkinde teşekküli artık. Herhangi murakebe de o teşekkülün bir icabı olarak terkedilmiş hatta mihaniki terkedilmiş zaten kendi elinle. Elbet "kendiye" yer kalmamıştır, niye beyhude dert, nedret, fetret uyduruyorsun?

Öznelliği ortadan kaldırışı herkese malum sihri ve sari işbu gidişatı ifşa etmek gerek diyenler eklemlendikleri rahatlığın, şikayetlerinin kaynağı olduğunu itiraf etmek zorunluğu noktasına geleceklerini de görüyor ve geri adım atıyorlar lakin... maalesef.

Yarım batman kazuratını/dışkını/fışkını uzaklaştırmak için on batman su harcamak akıl karı olmadığı halde, bunu şart koşan mesilaı/kanalizasyonu şehrinin yollarının altını eşip uzatan heriften sözümüze, ihtarımıza kulak vermesini beklemiyoruz.

Bal FM