Kabul ediyorum, yanıldım.

25 yıldır yanılmakta olduğuma yeni ayıldım.


- Kaybetmeyecek demiştiniz, kaybetti. Ne diyeceksiniz şimdi?
- Kaybetmeyecek demedim.
- Hadi "kazanacak" dediniz diyelim.
- Kazanacak diye bi'şey de söylemedim.
- Hoppala! Çamura mı yatıyorsunuz yani?
- Ne sanıyordunuz beni! Bilmeyen bu sorduklarınıza bakar da şimdiye değin benim analizlerime itibar ettiğinizi ama bu sefer sizi yanıltmamdan kurtulduğunuzu zanneder. Oysa hiç kaale almamıştınız. Neyse... bu lafınızı duymazdan geleyim ve "ne demiştiniz ki" diye sorduğunuzu kabul ederek sözümü tekrar belirteyim bakın; "şu herkesin kıymetli gördüğü mühim mevkiini bırakmayacak" demiştim. İlaveten "eğer bırakırsa bi'daha siyaset konuşmayacağım" dedim.
- Ha bıraktı ha kaybetti ne farkeder imiş canım! Sizin kelimenizle sorayım madem. Bıraktı işte. Ne diyeceksiniz şimdi?
- Bıraktığını siz de kabul ediyorsanız bana tekrar siyaset konuşturacak bir soruyu niçin soruyorsunuz, duymadınız mı artık siyaset konuşmayacağım dedim ya efendim! Kaldı ki bırakmak ile kaybetmek/kazanamamak yahut rakibin kazanması aynı manaya gelmez; bunu biliyor olmanız lazım, daha sormayın lütfen.
- Yanıldığınızı kabul ediyorsunuz demek ki.
- Evet kabul ediyorum, yanıldım. Memlekette siyaset yapıldığını sanıyordum ben. Yanılmışım. Hem üstelik 1994'ten beri yanılmaktaymışım. Ayıldım. Bu da sizin hatırınıza binaen söylediğim son siyasi söz olsun.

Tahsin Yılmaz

Yazarın Diğer Yazıları