İnsan Yaşadığı Yerin Çocuğudur

İnsan Yaşadığı Yerin Çocuğudur

Zamanla etkilendiğimiz kişinin tahakkümü altına girer ve onun sözü bizim söz olur. Hayatı hayatımız, aşkı aşkımız olduğu gibi bakmışız onun için ölüme atılmışız. Kendimizi ve yaşadığımız toplumu seçtiğimiz örnek kişiliğe göre dizayn eder ya da oluştururuz


“İnsan geldiği soyun değil, yaşadığı ortamın ve 
alışkanlıklarının çocuğudur.”

İbn Haldun 

Hiçbir insan kendisini çirkin görmez aksine güzel olduğunu sanır. Başka mecralar tarafından örneğin Moda Dünyası, Hollywood, Müzik vb. sektörlerin bize gösterdiği yönler gibi olmasa bile fırsat verilse onlardan çok daha güzel ve çok daha çekici olduğumuzu ispatlarız. Aslında doğru; her insan güzel olduğu gibi her insanın sesi de mükemmeldir. Söylediğim bireyselliğe övgü olsa bile narsizm değildir; her insan kendine has münhasır olduğu için övünç kaynağıdır. 

İnsan her ne kadar özel olsa bile birilerini örnek almak, taklit etmek ister. Herbirimiz birilerini etkilediğimiz gibi birilerinden de etkileniriz. Aileden başlayıp, çevre, cemiyet, toplum derken dünyadan örnek kişiler seçeriz. Yaşam boyunca örnek aldıklarımız sıklıkla değişebilir ama örnek almaktan vazgeçmeyiz. Örnek kişiler bir olduğu gibi birçok da olabilir, yaşayan olduğu gibi geçmiş dönemlerden de olabilir. Örnek aldıklarımız hayatımızı şekillendirir, yol verir. Onu tanır, amacını amaç ediniriz. Mücadelemiz boyunca bu kişiler bize manevi olarak destek olacaktır. Ve mücadelemizin kaynağını oluşturacaklardır. 

Zamanla etkilendiğimiz kişinin tahakkümü altına girer ve onun sözü bizim söz olur. Hayatı hayatımız, aşkı aşkımız olduğu gibi bakmışız onun için ölüme atılmışız. Kendimizi ve yaşadığımız toplumu seçtiğimiz örnek kişiliğe göre dizayn eder ya da oluştururuz. Ve bizler yaşadığımız toplumdan ayrı düşünemez oluruz. Ne o toplum bizden gayridir ne de biz o toplumdan ayrıyızdır.

Hollywood (-medya) gibi etkili sektörler gücü en iyi şekilde kullanarak hayatımızı kendi beyaz ekranlarında örnekleyerek bizlere "işte sizin örneğiniz bu" diyor. Eğer bizler izlediğimiz filmle paydaş olabilirsek o kahramanı ya da kötü karakteri örnek alırız. Onun gibi olmak için onun gibi konuşur, onun gibi hareket eder, onun gibi giyiniriz. Ama daha ötesi olamaz. Çünkü bu örnek alınan kişilerin tüm hayatları ve tüm yaşamları filmin konusunu oluşturan tema kadardır. 

Artistler gibi Popçular yani ses sanatçıları da böyledir. Güzelce parlatılıp bir yıldızmış gibi gösterilip hayatın tüm zorluklarını çözmüş örnek kişiliklermiş gibi bize sunulan sanatçıların derinliklerinin olmadığını çok geç farkederiz. Günümüzde parıldayıp kısa bir süre sonra sönen idoller var. Sizlere Hülya Avşar, Mahsun Kırmızıgül, Hadise, Aleyna Tilki, (Kurgusal Karakter) Polat Alemdar, Tozkoparan, Kenan İmirzalıoğlu gibi pek çok kimlikler sıralayabilirim. 

Hatta, daha kutlu görevlere soyunup bizlere gösterilen farklı şahsiyetler de var. Daha yakın zamanda FETÖ örgütü olarak adlandırılan Fethullah Gülen cemaatini medya aracılığıyla nasıl da övmüştük. Neredeyse tüm toplum bu cemaatin himayesine girecekti. Fakat yaptıkları yanlış bir hareketle kendilerine akın akın gelen sivil halka silahla saldırmalarıyla daha büyük felaketin zuhur etmesi engellenmiş oldu. Medya tarafından övülen değil aksine kötü tarafları gösterilen sözde idol kalbimizden böylece silindi.

Hangi kimliği kullanırsa kullansınlar önümüze sürülen bu modelleri eğer geçmişimizinden gelen izleri taşıyorsa ya da geleceğe dair bırakacağımız izlerden işaretleri varsa hemen kabulleniyoruz. Nasıl, neden, niçin gibi soruları hatta kim sorusunu dahi sorma gereği duymuyoruz. Sorsak bile teferruatlara dalmıyor yüzeysel bilgilerle yetiniyoruz. Elbette bu örnek modelleri bize sunanlar bunlar hakkında bilgileri de veriyorlar. Araştırma yapmamıza gerek kalmadan modelimizi hem alıp hem de onun hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Gary Ross’un yönettiği Açlık Oyunları filmi aklıma geldi. Medyanın gücünü gösteren çok güzel bir filmdi. Filmdeki Katniss isimli karakter savaşmadan güçlü bir savaş meleği idolu oldu. Liderlik vasfını yüklenemeyecek kadar zayıf olan Katniss sonunda beklenilen bir lider olmayı başarıyor. Film belki insanoğluna umut aşılayarak bitiyor ama filmdeki Katniss gibi sahte idoller gerçek dünyada çevremizi sardı. Birine çarpmasak bir diğerine ya da bir diğerine muhakkak çarpıyor ve etki alanına giriyoruz.

Bizlerin örnek alması gereken kişilerin başkaları tarafından gösterilmesi ve onların yemeğine çeşni olmamız sizleri rahatsız etmiyor mu? Bugün gösterdikleri idol yarın yerle yeksan edip başkasını gösterebiliyorlar ve bizlerde bugünküne yakin olduğumuz gibi yarın göstereceklerine de yakin oluyoruz. 

Aklımızı başkalarına verdiğimiz sürece bizi şekilden şekile sokarlar. Kendimiz değil başkasının kuklası oluruz. Birilerini örnek almadan önce akl ile bunu iyice tartmalıyız. Eğer en ufak bir şüphe varsa önümüze servis edilen bu tiplerden kaçmamız gerekiyor. İbn Haldun insanın güçlü toplumlardan etkilendikleri gibi güçlü şahsiyetlerden de etkilendiğini söyler.

Bizler başkalarını örnek aldığımız gibi başkaları tarafından da örnek alındığımızı unutmayalım. Çünkü insan çoğu zaman kendisini zayıf görse de aslında çok güçlüdür. 

Bal FM