Harimi muhafaza harami elindeyse

Harimi muhafaza harami elindeyse!..

İhtiyarlık hallerine, hastalığa sökelliğe, afete badireye, hasara ziyana karşı tedebbürü haramla işleyen ve haramda işleyen mali yahut vesair bir cihazlanmaya istinat ettirmek... işte bu, kişinin ve giderek cemiyetin tövbe kapılarını kendi eliyle kapatmasıdır handiyse.

Haram var ya haram, o zaten müslümanın ve cemaatinin fesada, fıska düşmesine yetişir yetişmesine de; ihtiyarlık hallerine, hastalığa sökelliğe, afete badireye, hasara ziyana karşı tedebbürü haramla işleyen ve haramda işleyen mali yahut vesair bir cihazlanmaya istinat ettirmek... ve o cihazlanışı bir içtimai müesseseye tahvil ve tekmil etmek işte bu, kişinin ve cemiyetin tövbe kapılarını kendi eliyle kapatmasıdır handiyse.

Kişinin hatta bir cemiyetin, camianın seyr ü seferinde/itiyadında olmaksızın sari siyak ve sibakına tezemmün etmeksizin bir haram işlemesi telafi edilebilir, def edilebilir bi'şeydir. Bir taahhüd ve vaad/mevad kuvvetinde bütün cemiyete ve haneye, aileye ferde müteallik ikballeri, ünsiyetleri, mensubiyetleri haram tezgahlara ihale etmek... mesela sigortacılığı meşru, sari, galip bir iştigal kılmak var ya işte o, şamil ve mevzi herhangi harim-i ismetlerimizi yitirmemizin azılı müsebbibidir: çünkü mezkür hacme ve sirayete vasıl olmuş bir sigortacılığı defetmek, terketmek intihar etmek mevkiine gelmiş, ve telakkilerimizde o mevkii işgal etmiştir.

İktisadi her arz ve talep dairesindeki Pişmiş Armutlar çevriminden çıkmak azmiyle; toprakla, ateşle, havayla, suyla sıkı ve yakın bir illiyet üzre işleyen meslekleri ve gündelik hayatı ihya etmeli, o illiyetleri yorumun yorumunun yorumu kabilinden muhasebeyle/istihraçla/içtihatla tahrif edenin tevillerinden/tertiplerinden sakınmalı, bir merkezde muazzam mekana/maliyeye/kadroya/cihazlanmaya/tesise/piyasaya/faaliyete istinat eden gaye ve meşgalelere teksif olan işler açmamalı ve hal-i hazırlarından adım adım rücu etmeli, hangi kıyafet ve zaruret olursa olsun devletten başka bir örgütlü güç istenmemeli ve o gücün de ihtiyarımızı murdar edici musallat bir hüviyete kalbolmamasını temin etmelidir.

Aksi halde "fe akim vecheke li'd-dini hanifen..." ayetine muhalefetten, muarezetten, adavetten ibaret bir dünyayı ancak kıyamet paklar, zira hanifeye dahi rastlanmaz olup çıkmış demektir o dünya. O dünya öyledir ki artık iktisab irtikaba, iktisat hasasete, tevhid merkeze, ünsiyet şebekeye, mihver mihraka tahrif olagitmektedir. O dünya bugünkü dünyadır.

Ademoğlu dünyaya atılalı beri bütün tedebbürüyle ve meymenetiyle şimdi, burada, daima insıyakları içinde hareket etti etmesine lakin o meşgaleleri ve gayretleri zaruret, zahmet hadleriyle ve rahmet hasretiyle terbiyeli idi. Haramiliğe tam razılık teşkilatlarının ve tesisatlarının mezkür insıyaklarla ve terbiyeyle alakası var sanılsa da, o hal, en azından batıldır. Artık ne rindde ne zahidde işbu nush ve tekdir kaldı! Tarih de kalmayacak. Tarihin sonu işte tam da bu olsa gerek. Çünkü varsa yoksa "bize verdiğin hayatı bize bırak" diyenlerin hayatından ibarettir o dünya... ki o dünyanın tarihi olmaz, olsa olsa terahivi olur. O da kıyamete kadar: itikadımca tam terahiv vakti ile kıyamet vakti aynı saattir.

alemihaberAnaliz - Tahsin Yılmaz

Ekonomi Haberleri