3 Çocuk Olmadı Tek Çocukla İdare Edin

3 Çocuk Olmadı, Tek Çocukla İdare Edin

Her konuda olduğu gibi, Tayyip Erdoğan "üç çocuk" meselesinde de duvara tosladı. Yıllarca millete "aman ha, üç çocuk yapın, hatta üç de yetmez dört olsun" diyerek gaz veren Tayyip'in, devletin bir yetkilisi tarafından yapılan açıklamayı işitince suratının ne hale geldiğini çok merak ediyorum. Gerçi o hem kör hem de sağır olduğu için umurunda bile olmamıştır.

İslam Gemici - Serbest Gazeteci (Freelance Journalist)

Haber şöyle başlıyor: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlık döneminden beri aileler için 'slogan' haline getirdiği "En az üç çocuk" temennisi tutmadı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Selahattin Güven, Türkiye'deki çocuk nüfus oranının son 12 yıl içinde yüzde 28'e düştüğünü açıkladı. "Bir ülkede doğurganlık oranı 2,1 seviyesinin altına düşerse, o ülkede doğurganlık azalmış demektir. Bizde ise 1,99 seviyesinde" diyen Güven kara tabloyu gözler önüne serdi." Bakınızhttps://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/3-cocuk-tutmadi-dogurganlik-alarm-seviyesinde-5372125/

Senelerdir kültür ve sanat hayatımızı baltalayan, "Türk" kelimesine düşman olduğu için sürekli "benim milletim" diyen (hangi milleti kastettiğini çözemedik), özel hastane sahiplerini zengin eden, eğitim sistemini çökerten, kürtleri ve alevileri tepemize çıkartan*, ordudaki asker sayısını azaltıp millî müdafaayı zaafiyete uğratan, Müslümanları kandırıp oyalayarak "başörtüsü" meselesini çözülmüş gibi gösteren, şiileri - selefileri - vehhabileri - mezhepsizleri teşvik ederek İslamiyet'i gençlere "kötü" gösteren, kabadayılık yapılarak dış politika olacağını zanneden, ekonomiyi dibe vurduran Tayyip Erdoğan'ın "3 çocuk politikası" da tutmadı. Kadınlar doğurmuyor, erkekler nikâh yapmaktan kaçıyorlar.

Gri Parti iktidarı döneminde intiharların doruk seviyesine çıktığı devletin resmî kurumu TÜİK tarafından açıklanmışken, "geliyorum" diyen deprem felaketine karşı tedbir alınmamışken, okullar rezil vaziyetteyken, çocuk tacizleri alıp başını yürümüşken, çocukların ve gençlerin emniyeti sağlanamadığı için binlerce masum yavru kayıpken, tecavüzcüler mahkemeler tarafından serbest bırakılırken "çocuk doğurmak akıl kârı mı?" diye düşünen kadınlara da hak vermemek elde değil. Bakınızhttps://www.alemihaber.com/manset/turkiyede-son-17-yilda-50-bin-378-kisi-intihar-etti-661894

Ülke bu kadar olumsuzluğu yaşarken, Tayyip Erdoğan ve avanesi, devletin kendisine tahsis ettiği bedava uçağa binip o ülke senin, bu memleket benim gezip duruyor. Cumhurbaşkanlığı koltuğu bugüne kadar kimseye yâr olmadı, gün gelecek Tayyip de "o koltuktan" inmek mecburiyetinde kalacak. Beklesin bakalım, o zaman etrafında kendisine yardakçılık eden bir kişi olacak mı? Bütün yardakçılar, şakşakçılar, menfaatçiler başka bir Tayyip bulacaklar kendilerine...

Hepsi bir yana da, Hazreti Ömer'in "Fırat nehrinin kıyısında bir kurt, bir kuzuyu kaparsa ben bunun hesabını nasıl veririm" diye uykuları kaçarken, ahlaksızlığın, rüşvetin, irtikâbın, fuhuşun, hırsızlığın, cinayetlerin zirveye çıktığı bu memleketin hesabını Tayyip nasıl verecek bakalım?

* Kürtler ve aleviler konusunda küçük bir izahat: Alevilerin Şah İsmail zamanından beri Müslüman Türklerin düşmanı olduğu herkesin malumudur. Halen türkülerde, nefeslerde, deyişlerde bile "şaha gidelim, şaha kul olalım vs" gibi ifadeler bol miktarda kullanılırken, Türkiye'yi sevdiklerini ifade etmeleri ikiyüzlülükten başka birşey değildir. Alevi medyasına bakılınca, Avrupa ve ABD sponsorluğunda Türkiye düşmanlığı yapıldığı net olarak görülür.
Kürtler ise başlıbaşına bir sorun olarak zaten 40 senedir terörizmi besleyen bir kavimdir. Son olarak "kürt araştırmaları dergisi" diye bir yayına başlamışlar. "Hakkımızda" başlığının altında yazılanları buraya aynen kopyalıyorum: "Önce söz vardı” der kutsal kitap. Sözü olan, derdi olan ama yazacak platform bulamayan çevrelere sesleniyoruz. Eleştirel aklı rehber edinen akademisyenler, araştırmacılar, düşünce emekçileri ile birlikte bir yola girmek istiyoruz." Evet, Tayyip'in çok sevdiği o kürtler'in dinle bütün ilgisi İncil üzerinden kurularak, sosyalist bir yolda ilerlemek biçiminde son halini alıyor.

Burada bahsettikleri "kutsal kitap" muharref İncil'dir: "Kitab-ı Mukaddes (Yuhanna İncili) ‘önce söz vardı’ ayetiyle başlar." (Dr. Kemal Üçüncü / Sözlü Kültür / Tarih Bağlamında Edebî Bir Metin Olarak Otman Baba Vilâyetnâmesi)

Görüyorsunuz değil mi? "Kürt Araştırmaları" yayını (linkini özellikle vermiyorum, isteyen arar bulur) "kutsal kitap"ı önceleyerek ve "eleştirel aklı yani sosyalist düşünceyi" rehber edinerek faaliyet gösteriyor. Müslüman Kürtler de halen bunların peşinde "Kürdistan" hayali kurarak evlatlarını PKK'ya veriyorlar. Bu adamları, Türk milletinin başına bela eden de "seçim kazanmak için her türlü rezilliğe prim veren" Tayyip Erdoğan'dır.

Video Haberler

Yorum Haber Haberleri